Salı, Haziran 20, 2006

aci biber

mardin isi pilav nohut, bozulmus yogurttan ayran ve aci biberin midemdeki etkilerini bastirsin diye bademli magnum yiyen ve sabah karnimin agrisi hala devam edince de buzlu nescafe icen bir insanim...midye dolma, bira, karisik dondurma ucgenimden sonra benim icin iyi bir ilerleme bile sayilabilir...tabii insan böyle seyler yedikten sonra hayata bir daha eskisi gibi bakamiyor...kaldi ki baksa da bakmasa da hayat eskisi gibi kaliyor...ümraniye ile rumelihisariüstü'nü ayni hayatta, anda barindirabilecek tek sehir sanirim istanbul...türk olarak icimizde cirkinlik duygusu var...buna o kadar eminim ki...estetik olarak da yasamsal olarak da bu böyle...mutsuz etmek ve cirkinlestirmek icin gelmisiz dünyaya...ama bu da bir sey degil mi, en azindan dünyada bir misyonumuz var...

sus, agzina aci biber sürerim diyecekler olabilir...hayir efendim susmayacagim iste...hatta bütün bu cirkinliklere gözümü kapayip, dünyanin en güzel ilanlarini hazirlayacagim...midesizlik böyle bir sey olsa gerek...

herkese günaydin...

not: hiperhüsrancilar, yarin yeni bir hüsrana hazirdirlar umarim, gözüme burdan cok cirkin gözüküyorlar:)

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home